Film

Bir Film Bir Konser

Bir Film Bir Konser

Bir Film Bir Konser Zaman zaman hayıflanır dururdum eskiden şuraya giderdik, bunu yapardık vs. vs. şimdi çocuklar var yapamıyoruz diye. Klasik yakınmalar anlayacağınız. 13 Mart Perşembe günü eski günlerimi aratmayan bir gün geçirdim. Öğlen arkadaş-komşu grubuyla film izleyip, akşamına da eşim ve bizim gibi bir çift arkadaşımla çoook güzel bir konser dinledim.

Filme gidelim ve gülelim düşüncesi içinde sinemaya gittik ve Sürgün İnek filmini izledik. Evet ismiyle müsemma sürgün bir ineğin hikayesi içinde, ülkemizin yaşadığı bir dönemin ironisiydi aslında. 28 Şubat sürecinde bir ineğin bile cezalandırılabileceğini bir sürü komik olay etrafında izledik. Film gerçek bir olaydan esinlenerek yazılmış. Bunu bilmek kafamı meşgul etse de eğlenceli dakikalar geçirdim. Filme gitmeden önce bir arkadaşımız ‘’gündemden zaten sıkıldım, bir de üstüne siyasi içerikli film izleyemem’’ diyerek gelmemişti. İçeriğinde siyasi hiçbirşey barındırmıyor, keşke gelseydi dedim. Bolca ironi var aslında. Bir de tabii oyuncu kadrosu oldukça geniş. Emektar oyuncularımızın yanı sıra genç oyuncular da süper.  Özellikle Şebnem Sönmez çok çok iyi bir oyunculuk sergilemiş. Diğer oyunculara haksızlık olmasın ama filmin en iyisi Şebnem Sönmez Biraz gülelim kafa dağıtalım diyenlere tavsiye ediyorum.  9-12 yaş aralığındaki çocuklarla da izlenilebilir bir film bence. Çok istediği için 7 yaşındaki oğlumu da filme götürdüm sonrasında ama sıkıldı. Esprileri tam kavrayamadığı için. Bu nedenle biraz daha büyük yaş aralığındaki çocuklarla da izlenilebilir bir film.. gideceklere şimdiden iyi eğlenceler..

Gelelim aynı günün akşamı dinlediğimiz konsere. Akşam saatlerinde konser varsa ve biz gitmek istiyorsak; öncelikle anneanneye müracaatla başlıyoruz tabi sağolsun anneciğim gelip baktı çocuklara. Çünkü artık büyüyen kuzularım annemlerin evinde değil de kendi evimizde olmak istiyorlar biz yanlarında olmadığımızda. Annem de aslında bunun daha rahat olduğunu söylüyor. Böyle olunca da bir süredir, çocukları bırakmak istediğimizde, anneciğim geliyor bizim eve. Allah yokluğuyla imtihan etmesin.. (neyse ağlamadan konseri yazayım)

Bir Film Bir Konser

CRR konserlerinden haberdar değildim ben aslında. Bu ayın başlarında bir arkadaşım haberdar etti konser programından bahsederek. Bir iki hafta önce başka bir konsere gitmiştik.( O da oldukça iyiydi.) 13 Mart’ta ise Ömer Faruk Tekbilek ve Serkan Çağrı konseri vardı. Dünyaca ünlü sanatçımız Ömer Faruk Tekbilek’i dinlememin heyecanı sardı beni tabii. Çok severim eserlerini ve müziğini. Üstüne bir de klarnet ustası Serkan Çağrı olunca. Tadından yenmedi…

Benim için Ömer Faruk Bey’i tek başına dinlemek bile yeterli oldukça iyi bir orkestra ile sahne aldılar ve ‘’kulaklarımızın pası silindi’’ cümlesinin içini doldurup doldurup taşıran bir ziyafete şahit olduk.. gerçek anlamda bir ‘’nefes aşkı’’ onlarınki bunu anladım. Hayat tüm hızıyla ve kargaşasıyla akıp giderken bir nefes aldık bizler de…

CRR konserlerini-aktivitelerini daha yakından takip etme kararı aldık bu arada. 3 aylık periyotlar halinde belli oluyor program. Çocuklarla birlikte gidilebilecek programlar da oluyor. Zira konserlerde 7 yaş sınırı var.

O gün bitip geri geldiğimizde şunu fark ettim. Biraz sabır gerekiyor yaşarken. Ülkemiz adına zor günler yaşanıyorken sabır. Çünkü bin yıl sürer denen şeyler bitebiliyor. Nefes alırken sabır, çünkü aldığınız o nefesi sabrederek bir ezgiye bir sezgiye dönüştürebiliyorsunuz. Sabrederek yaşama dönüşüyor aldığımız nefesler çocuklarımız büyürken sabır… Çok yakında benim wc’ye bile gidemediğim, yemek yemek için eşimi beklediğim, geçtim konsere-filme gitmeyi markete gitmeyi aktivite saydığım günler… geri dönüp bakınca sabrı tüketmemek gerekmiş diye düşünüyorum. O an ne yaşanıyorsa ona sabretmek. Geçmişe de geleceğe de sabrı dağıtmamak lazım. Nefes ala ala yaşamak lazım…

Cansev CİĞERİM

 

Yorumlar için tıklayın

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Çıkışta Olanlar

Yukarı