Konuk Yazar

Can Cıvıldaması

Ne yapıyorsun? Hiç valla kan kusuyorum bu aralar. Zehir ağzımın içi, kalbime dokunursa diye korkuyorum. Panzehirlerle telkin ediyorum kendimi, geçecek diye.

Geçecek bak görürsün geçecek, yalan ya salla gitsin dünya denilen kem gözlü nemrutu. Bütün oklar yüreğimde, kör bıçaklar sırtımda bileyleniyor.
Söz ne acayip bir şey, yoruyor beni. Yönü değişiyor, kokusu, büyüsü, tadı insanlara göre.

Kayboluyorum düşük kurgulu cümleler arasında. Hep bir mesaj kaygısı, tasası. Can acıtıyor böyle bazen. Bazı muhterem eren, ermişim modundaki zatlar ulvi sözler atıp ortaya. Kim alırsa ucuza, beş para on para. Sadece satış kaygısında.

Bilmezler ki ne acılar saçıyorlar ortaya. Savaş çığlıkları duyuluyor acılı, kanlı, vahşi! Acılar nasırlaşıyor da pis bir görüntü yaratıyor yüz de. Acı çizgiler botoks denilen meretle düzelmiyor maalesef. Gülemiyorsun böyle donuk, duygusuz bir ifade. Bomboş bakışlar.

“Ya adam sen de” diyorsun içinden okkalı küfürler savurmak istiyorsun böyle kirli paslı yarım yamalak düşüncelere. Neden üzeceğim diye uğraşıyorsunuz lan beni. Gidin, defolun kafamdan. Keseceğim bitecek. Bitecek ne zaman?

“Bu kadar terazisi hassas olan var mı?” diyorum. Herkes bir hengâmedir gidiyor. Davut benim diye dolanıyorum ortalıkta. Çığırmayı bile yazarken edepsizlik ediyormuş gibi düşünen beynim geri çekiyor öznesi dünyalık cümlelerimi.

Çekme bir kere de ya acıt sen de zor mu, denedin mi? Yok ama olur mu bir yanın ince öküz ya.

Değmez boş ver bu da geçer. Geçer de… Acılarımı satsam piyasa fiyatına gel kardeşim yükün hafiflesin diyen olur mu? Anlamak isteyen bir melek kalmış mıdır?

Yüreği hâlâ kan kırmızı atan, gülümseyen, rüzgârla dans edebilen…

 

Yorumlar için tıklayın

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Çıkışta Olanlar

Yukarı