Konuk Yazar

Çocukla Kenya’da Safari (Bölüm 1)

Sizde hiç akıl kalmadı, oraya gidip hasta olun da görün, çocuğu götürmeyin bari, başka gidecek yer mi kalmadı (gideceğimiz tarihlerde Nairobi’de bir AVM bombalanmış ve 39 kişi ölmüştü), aşı olmanız lazım ama yan etkisi varmış, çocuk okuldan geri kalacak bir hafta…

IMG_0192

Tüm bu sözlere kulaklarımızı tıkayarak çıktık yola ve hayatımızın en doğru kararlarından birini verdiğimizi bir kez daha anladık. 12 gün Kenya’da safari ve 6 gün de Tanzanya’ya bağlı özerk ada olan Zanzibar’da deniz tatili ile hayatımıza çok önemli kilometre taşları ekleyerek döndük. Bu seyahatin özellikle 9 yaşındaki kızıma kattığı hayat tecrübesini sanırım hiçbir kitap, hiçbir ders veremezdi. 50 yıla kadar bitecek Masai’lilerle tanışması ve elbisesiz, oyuncaksız, aşsız, susuz hayatın olduğunu görmesi, zamanında bizlerin Barış Manço’nun gezilerinden -ekvator çizgisini geçip rüzgarın etkisiyle su akış deneyi – öğrendiğimiz Nanyuki yani Kuzey Yarım Küre ile Güney Yarım Küre’yi ayıran hayali çizginin geçtiği yerde bulunmak, gerçek bir Afrikalı’dan ateş yakmayı, ok yapmayı öğrenmek, 5 büyük denilen hayvanları (Fil, Bufalo, Aslan, Leopar, Gergedan) ve daha pek çok canlıyı yakından görmek sadece şu an aklıma gelenler.

IMG_0050

IMG_0067

Çocukla yaptığımız bu gezinin önemli detaylarından bahsetmeden önce biraz safarinin ne olduğunu paylaşmak isterim. Safari kelimesinin İngilizce dilinde yer alması  wikipedia’da yer alan bir açıklamaya göre  19. yüzyılın sonlarındaki Swahili dilinde ”long journey” yani uzun süreli seyahat kelimesi ile olmuş. Kelimenin orijini ise Arapça “safariyah” yani seyahat kelimesinden geliyor. Geçmişte hayvanların avlanması şeklinde yapılan bu gezilerde silahlar günümüzde çok şükür ki fotoğraf makinesi ile yer değiştirmiş ve doğal yaşamın gözlemlenmesi için fırsat yaratan keyifli gezilere dönüşmüştür. Çocuklar için en keyifli yanı da üstü yarım açılan jiplerle, dağ tepe aşarak yapılan yolculuklar.

IMG_0432

Süresi sizin imkanlarınızla planladığınız yerlere göre değişmekle beraber bence bir safari 7 günden az olmamalı. Biz 12 gün içinde toplam’da 5 kamp ve 8 farklı ziyaret noktasına gittik. Plan gereği sanırım hayvan çeşitliliği yavaş yavaş arttı ve son nokta olan Masai Mara National Wildlife Reserve’de doruğa ulaştı. Doğal yaşamı ilk görmeye başladığımız andaki heyecan, sonralara doğru artık sıra dışı şeyler görme beklentisine dönüştü. İlk günler zebra, zürafa görünce birbirimizi ezerken son günlerde bu hayvanlar bize çok sıradan geldi ve çıta, aslan, leopar gibi hayvanlara yöneldik. İnsanoğlu işte…

IMG_0881

Seyahate çıkmadan önce yapılması gerekenler var eğer Tanzanya ya da Kenya’da safari düşünüyorsanız. Öncelikle Tanzanya için mecburi ama Kenya için mecburi olmayan sarı humma (yellow fever) aşısı var. Kenya için zorunlu olmasa da kesinlikle yapılmasını tavsiye ediyorum, yaptırmadan gitseydik eminim çok pişman olurdum. Bu aşı seyahate gitmeden 10 gün önceden yapılıyor ve 10 yıl geçerli. Fakat 10 gün önceden yapılması şart yoksa sınırda sorun yaşıyorsunuz. Aşı sadece Hudutlar Genel Müdürlüğünde önceden randevu alınarak yapılıyor. Hiçbir yan etkisi olmadı bizde. Ayrıca yine gitmeden önce başlanacak ilaç var. Yetişkinler gitmeden bir gün önce başlıyor ve her gün alıyor. Çocuklar ise gitmeden bir hafta önce başlıyor ama sadece haftada bir alıyor bu ilacı. Fakat döndükten sonra 4 hafta daha kullanmanız gerekiyor.

IMG_0003

Bir safari için özellikle şu noktalara dikkat etmek gerekiyor;

  1. Kalınacak lodge’lar,
  2. Safari sırasında binilen araç,
  3. Araç şoförü ve rehberi,
  4. Lodge’lar arası görülecek noktalar,
  5. Gitmeden önce bilgili ve hazır olmak.IMG_0777

Çocuğunuz daha önce hiç yurt dışına çıkmamışsa, ilk seyahati safari olacaksa çok fazla önermem. İlk yurt dışı seyahati için iyi bir tercih değil çünkü koşullar bazen çok hijyenik ya da konforlu olmuyor. Çocuk zaten kendi konfor alanından çıkınca bazen sorunlar yaşayabiliyor, bunu yemek, kültür düzeni çok farklı yerde yaşamak çocuk için de aile için de zor olabilir ve aile yurt dışı seyahatine tövbe edebilir gereksiz yere. Fakat çocukla daha önce birkaç kez yurt dışına çıktıysanız, çocuğunuz kahvaltıdan uyku saatine kadar belli bir esneklik kazanmışsa, ortama ayak uyduruyorsa hiç düşünmeyin derim. Safari tam sizlik. Bununla beraber tatilde çok uyku seviyorsanız, yemekte kalite sizin için en önemli unsur ise, hayvan, doğa size uzak kavramlar ise, sivrisinekli bir hayat düşünemiyorsanız ve tatilde sadece yan gelip yatmayı arzu ediyorsanız safari kelimesinden bile uzak durun derim.

Sivrisinek demişken, akşamları en büyük problem. İşte burada kalacağınız lodge’ların önemi ortaya çıkıyor. İyi yerlerde kalıyorsanız odalar her akşam ilaçlandığı için ve yataklarda cibinlik olduğundan çok büyük bir rahatsızlık vermiyor, sadece göl civarında olan yerlerde geceleri sayıları artıyor. Yine de mutlaka bu haşaratları kaçıran spreylerden sıkmak gerekiyor.

Sevgili İnternet Anneleri, isterseniz tüm bu detayları daha da serpiştirdiğim Kenya anılarımla sizi artık baş başa bırakayım. Zanzibar notlarımı, anılarımı paylaşmak için bu yazı dizisine yapılacak yorumları bekleyeceğim. Kenya beğenildiyse Zanzibar’la devam…

Fotoğraflar: Erkan Tozluyurt

 

1 Yorum

1 Yorum

  1. Pingback: Çocukla Kenya’da Safari (Bölüm 2) | İnternet Anneleri

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Çıkışta Olanlar

Yukarı