Duyurular

Facebook Olmadan Yaşayabilir Misiniz?

#DeleteFacebook hareketini duymayanlarınız olabilir. Şu sıralar Facebook belki de en kötü günlerini yaşıyor. Son 10 günde 70 milyar dolar kaybetti. Elon Musk, SpaceX ve Tesla’nın Facebook hesaplarını sildi. Kurucusu Mark Zuckerberg, gazetelerde tam sayfa yayınlanan bir özür mektubu yayınlattı. Çünkü merkezi Londra’da bulunan Cambridge Analytica adlı veri analiz şirketinin yaklaşık 50 milyon Facebook hesabından veri topladığı ve bu verileri ABD seçimleri ve Brexit referandumunu etkilemek için kullandığı iddiasının yankıları hâlâ sürüyor. Teknoloji nereye gidiyor? Akıllı telefonlar bizi dinliyor mu? Hakkımızdaki her şeyi bilen akıllı telefonlar gelecekte bize zarar verecek mi? Kişisel bilgilerimize erişmelerine izin verdiğimiz için pişman olacak mıyız? Facebook olmadan hayat daha kolay mı olur yoksa zor mu?

Bigumigu sitesinde konu hakkında yer alan bilgiler ise şöyle:

“Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg’in bazı gafları yıllar içerisinde önümüze çıktı. Merkel hanımefendiyle olan mikrofon açık konuşmaları, Rusya’nın Amerika seçimlerine müdahale ettiği haberleri derken şimdi de bir araştırma ile spotları yine üzerine çevirdi Facebook. 16 Mart’ta Cambridge Analytica çalışanı Cristopher Wylie, The Guardian ve The New York Times‘a muhbir olarak şirketinin Donald Trump’ın kampanyası için 50 milyon Facebook kullanıcısının profil verisine eriştiğini söyledi. Böylece Trump seçimlerde seçmenleri hedeflemekte haksız avantaj elde etti ve psikolojik savaş silahı olarak kullandıklarını.

Cambridge Analytica çalışanı Christopher Wylie bu konuyla ilgili basın kuruluşlarına konuştu, tabii o sırada Zuckerberg suskunluğunu koruyordu. Sonrasında bu bilgiler bir hareketi tetikledi; #DeleteFacebook. İnternette insanlar güvenemeyecekleri bir platformla neden kişisel verilerini paylaştıklarını konuşmaya başladılar. Hatta bu harekete çok önemli bir girişimciden destek geldi. Elon Musk; SpaceX ve Tesla’nın Facebook hesaplarını sildi. Bu nerdeyse 5 milyon takipçiyi çöp kutusuna taşımaktı Facebook’ta. Bu sırada Zuckerberg de suskunluğunu bozmaya başladı. Önce Facebook’tan açıklama yayınladı, sonra da CNN’e özürler dilediği bir röportaj verdi. Dün de 6 önemli gazetede tam sayfa basılı ilan çıktı yine “bu güveni sağlamıyorsak o zaman hak etmiyoruz” temalı.

Facebook sürekli kendini geliştiren, algoritmalarını yenileyen ve bünyesine çok kullandığımız uygulamaları katan bir şirket yapısı. Instagram fazla mı hemen Zuckerberg gider ve satın alır. Keza WhatsApp‘i de. Ama bu ay ortaya çıkan bilgilerin ışığında bence hepimizin oturup düşünmesi gerekiyor. Bu platformlara verdiğimiz güç bizi kısa ya da uzun vadede nasıl etkiliyor farkında değiliz sanki. Ya da biz fark etmeyelim diye çabalayıp bunu başarmışlar.

50 yıl sonra daha faşişt bir dünyada yaşarsak neler olacak farkında mıyız?

Gerçi belki de farkında değiliz ve olmayacağız, sonuçta Amerika seçimlerinde de kimse ne olduğunu fark etmemişti.

Elon Musk’ın Facebook’u silme hareketine katılması markalar açısından da önemli bir hareket aslında. Günümüzde bazı mecralar reklamcı ağzıyla konuşmak gerekirse must. Her mecranın konumlaması belli artık sosyal medyada. Twitter şikayetler, öneriler gibi kullanılıyor ağırlıklı. Instagram en aktif kullanılan yerlerden çünkü artık hızlı bir mobil oyun tüketir gibi birbirimizin hayatlarını tüketiyoruz ve skip ad süremiz Instagram’dayken bizim ilgimiz kadar. Facebook ise yeni dijital tanrıların emri olan bir başka platform, burada artık markalar istediği gibi sosyalleşemiyor. Sürekli değişen algoritmalarıyla markalar için parayı veren düdüğü çalar gibi bir platform oldu ama bu büyük markalar için bu bir problem değil. Reklam bütçesi onların harcamak zorunda olduğu bir meblağ çünkü. Evet, artık yeni şekliyle tüketici istiyorsa marka içeriği ile iletişime geçebiliyor ve bu kötü bir şey mi tartışılır. Ben niye hedef kitlesine uyuyorum diye birçok markanın içeriğine maruz kalıp beynime gece çöpe atılacak veriler dolduruyorum ki.

Tabii ki markalar Facebook’tan çekilirse Facebook, kullanıcıyla marka birbirine artık oradan ulaşamıyor diye üzülmeyecek. Facebook son birkaç yıldır yönünü e-ticarete döndürmüştü. Eğer markalar bu harekete katılırsa Facebook’un yaptığı tüm alışveriş yatırımları birden çöp olur, yani tüm shop now/buy now butonlarına yazık olur. Ve Facebook’un uzun vadeli kendini konumlaması da değişmek zorunda kalır. Facebook bizim ülkemizde dahil birçok ülkede kadınları, erkekleri kendi Facebook dükkanlarını açmaları için eğitiyor ve yüreklendiriyor, ticaret odalarıyla iş birliği yapıyor. Eğer markalar bu harekete katılırsa tüm yatırımlar bir anda ölebilir. Tabii ama bunu zamanla izleyip göreceğiz. Markalar kolay kolay birbirinin yaptıklarını tekrarlamaz, onlar halk gibi kitlesel düşünmez daha çok satacakları çikolatanın yaratacağı heyecanı düşünürler.”

bigumigu

Yorumlar için tıklayın

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Çıkışta Olanlar

Yukarı