Röportajlar

Melinasmom Röportaj

Melinasmom Röportaj

DSC07794


Melinasmom kimdir?

Bilgi Üniversitesi Halkla İlişkiler mezunu. Küçük kızı Melina’sına ulaşabilmek adına yıllarca savaş vermiş, bu yolda deneyimlediklerini benzer sorunlar yaşayan kadınlarla paylaşmak için www.melinasmom.com internet sitesini kurmuş bir  “Tüp Bebek Annesi.”

Blog yazmaya nasıl karar verdin?

Olayların içindeyken insan maalesef sakin bir kafayla dışarıdan kendi hayatına bakabilme şansına sahip olamıyor. Siz belli bir noktaya odaklanmış halde hayatınıza devam ederken yakınlarınız anlattığınız her yeni gelişmeyi hayretler içerisinde dinleyip; film gibi, ya da kitaplara konu olacak bir hayatınız olduğunu söylediğinde başlarda pek anlam veremeyebiliyorsunuz.

O dönemde yakın çevremin bu tarz teşviklerine her zaman karşı çıkıyor ‘kim benim hayatımı okumak ister ki?’ diye düşünmekten kendimi alamıyordum.  Evet, yaşadıklarım bana ve çevreme ilginç geliyordu, bu çok normaldi ama beni hiç tanımayan bir insan neden koskoca bir kitabı alıp, benim hikayemi okumak için değerli vaktini ayırır ki diye düşünüyordum.

Hayalime kavuşup, Melina’yı kucağıma aldıktan bir müddet sonra takip ettiğim Blogger’lardan Esra Ertuğrul’un bir “Tüp Bebek Destek Toplantısı” davetini içeren postunu gördüm. Gözlerimin önünden, saatlerce internet başında başarı hikayesi aradığım geceler, kitap evlerinde tüp bebekle bebeğine kavuşmuş annelerin kitaplarını bulabilmek için harcadığım umutlu dakikalar, ve sadece 1 saniyeliğine bile olsa bu yolla evlat sahibi olabilmiş bir kadından umut yeşertecek bir kelime duyabilmek adına ona çaresizce ulaşma çabalarım geçiverdi. O anda gerçekten arkadaşlarımın da dediği gibi, hikayemi yazmalıyım diye düşündüm! Umut olmak için, umut hikayelerinin ulaşılabilir olması için bunu yapmalıydım! Ve böylece kitap yerine blog yazmayı seçtim, çünkü bu yolla hem daha fazla insana ulaşabilecek hem de mucizem, kızımın hikayesini bir kitapla mutlu son diye bitirmek yerine, takip eden büyüme sürecini de paylaşabilecektim. İyi ki de yapmışım! Kısa sürede çok fazla insana ulaştım ve her geçen gün çok ama çok güzel tepkiler almaya devam ediyorum.

Melinasmom Röportaj


Nefes nedir? Nasıl başladın? Faydasını nasıl gördün?

Bebeğime sahip olabilmek adına yapabileceğim her şeyi denemeye hazırdım. ‘Ne kaybedeceğim ki?’, düşüncesiyle bir arkadaşımın da tavsiyesi üzerine nefesle tanıştım. Dibe vurduğum noktadan çıkmam, tam ve mükemmel olduğumu kabullenmem uzun zaman aldı. Ama nefes sayesinde hücrelerime giren oksijenle bedenen ve ruhen ciddi bir yenilenme ve değişim geçirdim.

Internetten en çok hangi anlamda faydalaniyorsun?

İnternetten gündemi, çeşitli blogları ve web sitelerini takip ediyorum. Web siteme her gün faydalı içerikler girebilmek adına araştırmalar yapıyor ve sosyal medyada vakit geçiriyorum. Aynı zamanda çeşitli yemek tariflerine ulaşıyor ve evde deniyorum. Genelde alışverişlerimin büyük bir kısmını da internet üzerinden gerçekleştiriyorum.

Tüp bebek hikayeni anlatır misin?

Eşimle, evliliğimizin ikinci yılında çocuk sahibi olmaya karar verdik ve ilk denemede, hamile olduğumu öğrendim. Ben, mutluluktan ayaklarım yerden kesilmiş halde, bebeğimizi kucağıma alacağım günleri düşlerken, bir gece yarısı, şiddetli mide bulantısı ve karın ağrısı ile uyandım. Henüz, hamilelik esnasında yaşanabilecek komplikasyonlardan haberim yoktu ve ağrılarımın ‘normal’ olduğunu sanıyordum.

Hastanede gözlerimi açtığımda, yeni doğum yapmış annelerle aynı katta yatıyordum. İç kanama geçirmiş, acilen ameliyata alınmış ve ölümün kıyısından dönmüştüm. Ancak o anda asıl canımı yakan, çektiğim ağrılar değil, kulağıma gelen bebek sesleri ve bomboş olan kollarımdı

Bir yılın sonunda kendimi toparlamış olarak, tekrar bebek sahibi olmaya karar verdim. Bir kez daha hamile kalmam hiç zor olmadı. Ancak ikinci defa dış gebelik geçirmem ve bunun sonucunda tek tüpümün ameliyatla alınması, umudumu her geçen gün kaybetmeme sebep oluyordu. Bir kez daha denemek için cesaret toplamam, zaman aldı.

Nihayetinde, eşimle, tüp bebek yöntemi ile çocuk sahibi olmaya karar verdik. Ancak, ilk denemenin sonunda negatif sonuç alınca, anne olmaya giden yolumun sandığımdan daha zorlu ve uzun olacağını fark etmeye başladım.

İkinci ve üçüncü tedavilerimde peş peşe aldığım negatif sonuçlar da, dışarıdaki dünyadan tamamen kopmama sebep oldu. Arkadaşlarım art arda hamile kalıp, birbirleriyle bu mutlu haberi paylaşırken, ben bir köşeden olan biteni izliyordum. Sanki farklı bir dünyaya aittim ve orada benden başka kimse yoktu. Kendimi yapayalnız, eksik ve ümitsiz hissediyordum.

Artık tüm günümü internet başında, tüp bebek başarı hikâyeleri arayarak geçiriyor, aynı yoldan geçen birileriyle konuşmaya ihtiyaç duyuyordum. Nihayet, internette ünlü bir yazarın tüp bebek macerasına denk geldim. 6. tüp bebek denemesinden sonra hamile kalmış ve bu yolculuk esnasında bankacılık kariyerine son vererek, kendisine faydası dokunan meditasyonların Koçluk eğitimini almış, başkalarına da yardımcı olmaya karar vermişti. Beni, ondan daha iyi kim anlayabilirdi ki?

İçimde yeniden yeşeren bir umutla, ofisini aradım ve sadece konuşmak istediğimi belirttim. Ancak iki ay sonraya randevu verebiliyorlardı. Vazgeçmedim ve uzaktan akrabası olan bir arkadaşımı devreye sokarak, acil randevu almayı başardım.

İlk seansta, geçtiği zor yolu, yaşadığı güçlükleri, fedakârlıklarını, azmini ve nihayetinde en büyük arzusuna kavuşmasını gözlerim dolu dolu, içime sindirerek dinledim. Ofisinden çıkarken yüzümde kocaman bir gülümseme, önümde yeni bir yol, içimde yepyeni bir umut vardı. Yalnız değildim.

4. tüp bebek denemesinden önce, beynimi boşaltmaya, ruhumu dinlendirmeye ve vücudumu yeni sürece hazırlamaya karar verdim.

Yaptığım kişisel meditasyonlar, Kıbrıs’ta aldığım nefes terapisi ve akupunktur tedavisi sonunda dinlenmiş, huzur bulmuştum. Son transfer öncesinde, kitap okuyor, hiçbir şeyin kafamı kurcalamasına izin vermiyordum. Hatta gününden önce test yapılması için ısrar eden ben, bu sefer teste gitmeyi bile son ana bırakmıştım. İlk defa yana yakıla doktoru aramak yerine, sakince onun beni aramasını bekledim.

Nihayet mutlu haberi aldığımda, kafamda hiçbir soru işareti olmadan, bu sevincin kollarına bıraktım kendimi. ‘HAMİLEYDİM’. Ben, anne olacaktım.

Melinasmom Röportaj

Tüp bebek bekleyenlere ne tavsiye edersin?

Tüp Bebek sürecinde yıpratıcı badireler atlatmış, canı yanmış ve dönem dönem umutsuzluğa kapılmış biri olarak, benzer deneyimler yaşayanları çok iyi anlıyorum. Bebeğime giden yolda sosyal çevremi kaybettim, işimde sorunlar yaşadım ve kendimi yapayalnız hissettim. Asla, ‘ben sıramı savdım’ diye bir kenara çekilmeyi düşünmüyorum.

Tüp bebek sürecinde olanlara daima kendi iç seslerini dinlemelerini öneririm. Bizler bu yolda savaş verirken hislerimizin çok kuvvetli olduğu bir döneme giriyoruz ve çok fazla yol ayrımıyla karşılaşıyoruz. Doktor seçiminde, merkez seçiminde kararsız kaldıklarında daima kalplerinin seslerini dinlesinler.

Ayrıca bir beslenme uzmanı eşliğinde, doğru beslenmeye devam etsinler. Gerekli vitaminlerini düzenli olarak kullansınlar. Umutlarını asla yitirmesinler, çünkü o zaman yenilgiyi baştan kabul etmiş olurlar.

Akupunktur ve çeşitli meditasyonlar sayesinde bu süreçte stres yönetimini öğrenmeye çalışsınlar. En azından iç huzurlarını tekrardan bulabilmek için bu tarz meditasyonlara zaman ayırsınlar çünkü stres bu işin olmamasında maalesef en büyük etken. Zaten hep demezler mi ‘Kafasından attığı gün hamile kaldı’ diye? Her duyduğumda tüylerimi diken diken eden bu cümle ne yazık ki doğruymuş.  Ne kadar zor olduğunu biliyorum. Ama destek alarak lütfen bunu yapmaya çalışsınlar…

Melinasmom Röportaj

Istanbul da en sevdiğin semt, avm, cafe,  etc…

Bağdat Caddesi’nde oturuyorum. Dolayısıyla Melina ile vakit geçirirken, ulaşım açısından benim için rahat olduğundan buradaki cafeleri tercih ediyorum. Bu tarafta Zamane Kahvesi, Melina ile gitmekten en keyif aldığımız yer.

Kız arkadaşlarımla veya eşimle baş başa bir şeyler yapmak istediğimizde gündüzleri Bebek’teki cafelere gitmeyi tercih ediyoruz. Etiler, Ulus, Bebek favori semtlerim. En sevdiğim Cafeler, Lucca ve Happily Ever After.

Avm olarak da yakın bir zamana kadar İstinye Park gezmekten ve alışveriş yapmaktan en keyif aldığım AVM iken şimdi Zorlu Center açık ara farkla kalbimde baş köşeyi aldı.

Melinasmom Röportaj

Kendine zaman ayırabiliyor musun? Neler yaparsın?

Normal bir annenin hayatı bebeğinden önce ve bebeğinden sonra diye ikiye ayrılıyorsa, benim hayatım 3 bölüme ayrılıyor… Melina’yı istemeye başlamadan önceki hayatım, Melina’yı istediğim ama ulaşamadığım dönem, bir de Melina’ya kavuştuktan sonraki dönem. Açıkçası bu 3 dönemdeki Merve arasında, yaptığı ve keyif aldığı şeyler arasında dağlar kadar fark var.

Melina’ya sahip olmak için çabalamaya başlamadan önce, sürekli spor yapan, çok fazla gezen bir insandım. Hiçbir sorunum olmadığından, hayata bakış açım ve zevk aldığım şeyler daha farklıydı. Sadece kendi hayatımı yaşıyor, bol bol kendime zaman ayırıyordum. Neredeyse tüm günümü sorumsuzca kuaförde geçirebiliyordum.

Melina’ya sahip olmak için çabalamaya başladığım dönemde spora mecburi ara vermek zorunda kaldım. Hareket etmemin bebeğime kavuşma sürecini etkileyebilecek olma korkusuyla, daha soft ve sakin bir hayat yaşamaya başladım. Aslında psikolojikti belki… Ama hayatımda sporun boşluğunu, daha önce aklımın ucundan bile geçmemiş olan meditasyonlar sayesinde doldurdum. Bebek sahibi olma saplantısı beni gerçek bir işkolik yaptı. Ve bu dönemde genel anlamda kendime hiç zaman ayıramıyordum.

Melina’dan sonra ise her şey bambaşka oldu. Benim tüm zamanım kızıma ait. Tabi ki dostlarımla görüşüyor, sergilere, tiyatrolara, müzikallere gidiyorum. Ama mesela hala spora başlayabilmiş değilim. Sanırım Melina’yla vakit geçirmeyi bir çok şeye tercih eder duruma geldim. Ayrıca kızımın adını taşıyan web sitem www.melinasmom.com da gerçekten vaktimi alıyor. Onunla alakalı bir şeyler yapıyor olmak bana inanılmaz keyif veriyor. Şu anki durumumdan aşırı memnunum

 

Yorumlar için tıklayın

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Çıkışta Olanlar

Yukarı