Geçmiş Seminerler

Özgür Bolat İle Eğitimde Doğru Bildiğimiz Yanlışlar

Geçtiğimiz hafta Dr. Özgür BOLAT içeriği ‘’Eğitimde Doğru Bildiğimiz Yanlışlar’’ olan bir seminer verdi. Salon neredeyse tamamen doluydu diyebiliriz. Anneler, babalar, eğitmenler ve öğretmenler seminere büyük ilgi gösterdiler. Yönelttikleri sorularla, esprili ve sıkıcı olmayan bir eğitimdi. Seminere öncelikle bir kıyasla başladı Özgür Bey, iki fotoğraf getirdi izleyicilerin karşısına çok başarılı bir arkadaşı olan bütün sınavları birincilikle tamamlayarak geçirdiği bir eğitim hayatına sahip, henüz üniversite öğrencisiyken bile dünya çapında tanınmış bir firmaya alınan ilk kişi olarak bilinen, şu anda Rusya’da yine global bir firmada oldukça iyi bir pozisyonda , milyon dolarlık bütçeleri yöneten arkadaşı ile köyde yaşayan hallerinden oldukça memnun yaşayan, çevreleri ile mutlu mesut bir iletişimi olan dedesi ve ninesinin fotoğrafıydı bunlar. Bu fotoğrafları getirdikten sonra izleyicilere dönüp; Sizce hangi resimdeki insanlar daha mutlu? diye bir soru yöneltti Eğitimci Yazar Sayın Özgür BOLAT. Herkesten cevapları topladıktan sonra açıklama yaptı. Başarılarla dolu bir hayatı olan yakın arkadaşı ‘’Başarı Odaklı Mutluluk’’ yolunda ilerlerken, dedesi ise ‘’Mutluluk Odaklı Başarı’’ yaşamayı tercih edenlerden. Aslında böyle bir kıyas ne kadar doğru ne kadar yanlış bilinmez ama yinede bir cevap vermek gerekiyorsa çoğunluğun ikinciden yana olduğunu belirtmek isterim. Aslında mutluluğun en önemli kaynağı kabul görmek. Dedesi mutlu çünkü etrafındaki insanlar tarafından kabul görmüş, arkadaşı mutlu çünkü çok başarılı olarak kendini kanıtlamış ve kabul görmüş. Kabul görme başlığı da kendi arasında ikiye ayrılıyor. İÇ kaynaklı ve DIŞ kaynaklı olarak. İç kaynaklı olan mutluluk; huzur, değerler ve ilişkilerden beslenir. Dış kaynaklı olan mutluluk para, mevkii, marka, ün gibi tamamen dışarıya dönük yakalanan bir duygudur. Sonrasında da eklemeyi unutmadan asıl önemli olan “sürdürülebilir mutluluk” diye de ekledi Özgür Bey. Çocuklarımızın mutlu olup olamayacağı aslında birazda bizim elimizde. Onları şartlayarak ‘’Şartlı Başarı’’ yönünde ilerlemelerini sağlarsak, bir ömür boyu sizin verdiğiniz nota, ağzınından çıkan bir söze göre hareket edeceklerdir. Ancak övme yada yargılama yapmadan sadece yaptıklarına tanıklık eder, yorum katmadan onunla iletişim kurarsanız en azından kendi değerleri olur ve kendi kendini değerlendirebilir. İşte tam burada ailenin önemi devreye giriyor. Çocuk ilk yargı sistemi olarak en yakınında bulunan anne ve babasını görüyor. Yaptıklarını onaylatma ve tasdik duygusu ön plana çıkıyor. Burada dikkat edilmesi gereken rekabet ve yaşıtları ile kıskançlık duygusu, ödül vererek bir şey yaptırma ve buna benzer durumlarla karşı karşıya kalmamasını sağlamak. Her aile çocuğunu över, yaptığını takdir eder ancak bu hali ‘’Eğitimde doğru bildiğimiz yanlışlar’’ olarak isimlendirdi Özgür Bey. Kesinlikle onları değil yaptıkları çalışmayı değerlendirmeliyiz. ‘’ övgüsüz söylem’’ yaparak çalışmasına yada yaptığı resme tanıklık ederek ‘’geribildirim’’ yapacağız.Seminerde dikkat çekilen bir noktada internet üzerinde fenomen haline gelen ‘’Marshmallow’’ testi. Çocuklar bir odaya 15 dakika boyunca önlerinde 1 marshmollow konularak bırakılıyor. Eğer yemeden durup sabrederlerse onlara birer tane daha verileceği söyleniyor. Eğitmen çıkar çıkmaz yiyenler, yalayıp yemeyenler, koklayanlar ve dayanıp sabredenler şeklinde tepkiler görülüyor. Bu çocuklar arasında bir analiz yapılıyor ve şuan ki yaşamında başarılı olanların dayanıp sabredenler olduğu belirleniyor. Hatta eşlerini aldatmadıkları, sadık bir insan oldukları tespit ediliyor. Bu gerçekten şaşırtıcı bir tespit. Demekki bazı analizler için çocukluğa inmek doğru bir hareketmiş. Kısa ve öz olarak eğitimden geriye kalan izlenimler bu şekilde. Çocuğunuzla iletişiminize, onu iyi bir insan yapmaya çalışırken yanlış bir şeyler yapmamaya özen göstermeliyiz.

Geçtiğimiz hafta Dr. Özgür BOLAT içeriği ‘’Eğitimde Doğru Bildiğimiz Yanlışlar’’ olan ve Montessori Derneği tarafından düzenlenen bir seminer verdi. Salon neredeyse tamamen doluydu diyebiliriz. Anneler, babalar, eğitmenler ve öğretmenler seminere büyük ilgi gösterdiler. Yönelttikleri sorularla, esprili ve sıkıcı olmayan bir eğitimdi.

Seminere öncelikle bir kıyasla başladı Özgür Bey, iki fotoğraf getirdi izleyicilerin karşısına çok başarılı bir arkadaşı olan bütün sınavları birincilikle tamamlayarak geçirdiği bir eğitim hayatına sahip, henüz üniversite öğrencisiyken bile dünya çapında tanınmış bir firmaya alınan ilk kişi olarak bilinen, şu anda Rusya’da yine global bir firmada oldukça iyi bir pozisyonda, milyon dolarlık bütçeleri yöneten arkadaşı ile köyde yaşayan hallerinden oldukça memnun yaşayan, çevreleri ile mutlu mesut bir iletişimi olan dedesi ve ninesinin fotoğrafıydı bunlar. Bu fotoğrafları getirdikten sonra izleyicilere dönüp;

Sizce hangi resimdeki insanlar daha mutlu? diye bir soru yöneltti Eğitimci Yazar Sayın Özgür BOLAT. Herkesten cevapları topladıktan sonra açıklama yaptı. Başarılarla dolu bir hayatı olan yakın arkadaşı ‘’Başarı Odaklı Mutluluk’’ yolunda ilerlerken, dedesi ise ‘’Mutluluk Odaklı Başarı’’ yaşamayı tercih edenlerden. Aslında böyle bir kıyas ne kadar doğru ne kadar yanlış bilinmez ama yinede bir cevap vermek gerekiyorsa çoğunluğun ikinciden yana olduğunu belirtmek isterim. Seminer boyunca herkes Montessori Derneği Twitter hesabında aldıkları notları paylaşarak eğitime gelemeyenlere bilgiler verdi.

Aslında mutluluğun en önemli kaynağı kabul görmek. Dedesi mutlu çünkü etrafındaki insanlar tarafından kabul görmüş, arkadaşı mutlu çünkü çok başarılı olarak kendini kanıtlamış ve kabul görmüş. Kabul görme başlığı da kendi arasında ikiye ayrılıyor. İÇ kaynaklı ve DIŞ kaynaklı olarak. İç kaynaklı olan mutluluk; huzur, değerler ve ilişkilerden beslenir. Dış kaynaklı olan mutluluk para, mevkii, marka, ün gibi tamamen dışarıya dönük yakalanan bir duygudur. Sonrasında da eklemeyi unutmadan asıl önemli olan “sürdürülebilir mutluluk” diye de ekledi Özgür Bey.

Çocuklarımızın mutlu olup olamayacağı aslında biraz da bizim elimizde. Onları şartlayarak ‘’Şartlı Başarı’’ yönünde ilerlemelerini sağlarsak, bir ömür boyu sizin verdiğiniz nota, ağzından çıkan bir söze göre hareket edeceklerdir. Ancak övme yada yargılama yapmadan sadece yaptıklarına tanıklık eder, yorum katmadan onunla iletişim kurarsanız en azından kendi değerleri olur ve kendi kendini değerlendirebilir. İşte tam burada ailenin önemi devreye giriyor. Çocuk ilk yargı sistemi olarak en yakınında bulunan anne ve babasını görüyor. Yaptıklarını onaylatma ve tasdik duygusu ön plana çıkıyor. Burada dikkat edilmesi gereken rekabet ve yaşıtları ile kıskançlık duygusu, ödül vererek bir şey yaptırma ve buna benzer durumlarla karşı karşıya kalmamasını sağlamak. Her aile çocuğunu över, yaptığını takdir eder ancak bu hali ‘’Eğitimde doğru bildiğimiz yanlışlar’’ olarak isimlendirdi Özgür Bey.

Kesinlikle onları değil yaptıkları çalışmayı değerlendirmeliyiz. ‘’övgüsüz söylem’’ yaparak çalışmasına ya da yaptığı resme tanıklık ederek ‘’geri bildirim’’ yapacağız. Seminerde dikkat çekilen bir noktada internet üzerinde fenomen haline gelen video Marshmallow Testi”. Çocuklar bir odaya 15 dakika boyunca önlerinde 1 marshmollow konularak bırakılıyor. Eğer yemeden durup sabrederlerse onlara birer tane daha verileceği söyleniyor. Eğitmen çıkar çıkmaz yiyenler, yalayıp yemeyenler, koklayanlar ve dayanıp sabredenler şeklinde tepkiler görülüyor. Bu çocuklar arasında bir analiz yapılıyor ve şuan ki yaşamında başarılı olanların dayanıp sabredenler olduğu belirleniyor. Hatta eşlerini aldatmadıkları, sadık bir insan oldukları tespit ediliyor. Bu gerçekten şaşırtıcı bir tespit. Demek ki bazı analizler için çocukluğa inmek doğru bir hareketmiş. Kısa ve öz olarak eğitimden geriye kalan izlenimler bu şekilde. Çocuğunuzla iletişiminize, onu iyi bir insan yapmaya çalışırken yanlış bir şeyler yapmamaya özen göstermeliyiz.

Montessori Derneği’nin düzenlediği eğitim

Montessori Derneği İletişim Bilgileri

Web: www.montessori.org.tr

Facebook: www.facebook.com/MontessoriDernegi

Twitter: www.twitter.com/montessorider

 

Yorumlar için tıklayın

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Çıkışta Olanlar

Yukarı