Diyet

Şişmanım Şişmansın Şişmanız

Şişmanım Şişmansın Şişmanız

 

Kilo anneliğin şanındandır derler…

Hayır bu lafı kim demişse valla yalan söylemiş. Hamilelik başlarında aldığım kilolarla çok ilgilenmiyordum tamamen oğlumun iyi olmasına adamıştım kendimi. Yediklerime dikkat ediyor ve zorda olsa olabildiğince hareket etmeye çalışıyordum. Ancak doğum zamanı yaklaştıkça insanlar bebeğimin kilosundan çok benim kilomu sormaya başladılar ve bu git gide benim de gözüme batar oldu. Herkes bilir ki sevgili doktorların ve çevrenin belirlediği kilo pek gerçek değildir hani eğer bir manken değilseniz. Çünkü, biz her ne kadar sağlıklı beslensek de sonuçta hamilelik demek özgür yemek yemek değil midir.

Doğum oldu, oğlumu kucağıma aldım; yeni annelik, lohusalık derken sonunda sığamadığım kotların farkına vardım. Aynaya bakmak bile istemiyor kendimi çok rahatsız hissediyordum. Herkes ne kadar kilo aldığımdan bahsediyor bu beni daha da geriyordu. Bir yandan ‘eh anne oldun artık normal’ diyenler de mevcuttu. Hayır neden bilmem sanki, hastaneden geldiğim ilk anda eski kotlarımı bluzlarımı giyebilecek her yere rahatça koşturabilecek yanılsamasındaydım.

Emzirme döneminde tartıya çıkmamaya özen gösterdim ki canım sıkılıp kendimi kötü hissetmeyeyim diye.

Aşırı yorgunluk, sinir, sürekli düşen tansiyon ve bunun gibi belirtilerle beraber doktora gitmeye karar verdim. Ancak bunun için yaklaşık yedi ay beklemiş ve kendimi inanılmaz ihmal etmiştim doktorum biraz daha geç kalsaymışım çok daha büyük problemler yaşayacağımı söyledi ve başladık bir sürü ilaca ayrıca diyetisyene. Çünkü genlerimde şeker hastalığı ve bende hipoglisemi vardı bunun önüne geçmek için de diyet şarttı. Hayatınız boyunca hiç diyet yapmadıysanız ya da diyet yapmış ama bunu uzman biri ile yapmadıysanız bu biraz farklı bir durum haline geliyor. Başlarda çok sinirimi bozuyordu bir yandan kilo vermek istiyor bir yandan hem Çınar’ın saatini hem de benim yemek saatlerimi ayarlamak sürekli bir saat takibi kendini sürekli bir koşturma halinde hissettiriyordu. En büyük şansım çok iyi bir diyetisyen olan Dr. Pınar Yetimoğluna rastlamam oldu. Yeni anneliğin ve sağlık problemlerinin verdiği stresi anlayışla karşılayarak esnek ama titiz bir diyet programı oluşturdu. Hatta kilo veremediğim zamanlarda bozulan moralimi o toparlıyordu. Bu arada sağlıklı hamilelik için doktorumun da tavsiyesiyle pilatese başlamış ve Necmiye Furuncu ile tanışmıştım. Derslerimize devam edemezsek de (benim doğum risklerim yüzünden) iletişimimizi hiç koparmadık. Doğumdan sonra doktorumun da izniyle yeniden derslerimize başladık. Onun enerjisi ve desteği ile spora ve kilo verişime daha da odaklandım.

Pınar ve Necmiye sayesinde yerlerde olan moralim yükseldi  ve beni sadece moral olarak değil kilo olarak da toparladılar. Tabii işin içinde benim azmimi de unutmamak gerek. Ayrıca insanı en çok üzen şeylerden biri de aldığınız kilolarla hareketlerinizin sınırlanması oluyor. Çünkü çocuğunuzun peşinde koşmak ona ve evinize yetişebilmek isterken en ufak harekette kendinizi bitik ve yaşlanmış hissediyorsunuz. Bence bu kilo işi kimse için değil tamamen kendiniz için.

Ben bu dönemin sonunda 17 kilo verdim ve eski kiloma geri döndüm. Pilatesime devam ediyorum ama hem kendim hem ailem için yeme alışkanlıklarımı değiştirdim. Kendimi ihmal etme konusu üzerinde de hala çalışmaktayım. Artık kendimi yaşlı değil olduğum yaşta ve dinç hissediyorum. Darısı tüm hamilelikle gelen kilolarını vermeye çalışan annelerin başına.

Gamze Yenel
Twitter:
koifish2
Instagram: gamzeyenel

Fotoğraf: http://www.bodytrim.com.au/ alıntıdır

Yorumlar için tıklayın

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Çıkışta Olanlar

Yukarı