Aile

Kayıp Çocuklar İçin Alarm Sistemi Kurulabilir Mi?

Amber's alarm

Son zamanlarda her kayıp çocuğun korkunç bir şekilde şiddete, tecavüze maruz bırakıldıktan sonra öldüğü haberini alıyoruz. İçimizi kahreden fotoğraflar görüyor; hikâyeler duyuyor, okuyoruz. Eylül ve Leyla için çok kadın göz yaşı döktü; çok anne “ya benim kızım olsaydı” diye düşündü… Peki kayıp çocuklar için Amerika’da uygulanan Amber Alarmı, ülkemizde de sisteme geçirilemez mi? Kaybolan yavrularımızı bir an önce bulmak, onların hayatını kurtarmak mümkün olamaz mı?

Facebook’ta yaptığı bir paylaşımda Amber Alarmı’nı anlatan Rabia Çalhan’ın post’unu paylaşmak istedik.

Kayıp çocukları daha çabuk bulmak mümkün mü?

“Tanıtacağım filmin adı Amber’in Hikayesi (Amber’s Story)

Amber Hagerman Amerika’da yaşayan 9 yaşındaki bir kız çocuğudur. Bir gün kaybolur ve aramalar sonucunda cansız bedeni 3 gün sonra bir dere yatağında bulunur. Katili hiçbir zaman yakalanamaz. Ancak Amber öldürüldükten sonra pek çok kişi o gün içinde Amber’i gördüklerini anlar. Kimi Amber’i yanında bir adamla kamyonete binerken görmüştür, kimi bir adamla hamburger yerken. Hatta bir mağazada adam kıza kıyafetler almıştır ve kamera görüntüleri de vardır. Ama Amber’in kaçırıldığını o anda duymadıkları için kimse durumdan şüphelenmez.

Eylul

Amber kaçırıldığı gün öldürülmüştür. Ancak yerel kanallar haberi vermekte gecikmiş, prime time olarak adlandırılan en çok izlenen saatlerde Amber’in fotoğrafı ekranlara yansımamıştır.

Bu acı olaydan sonra Amber’in annesi, eğer o gün çocuğunun kaçırıldığını çok kişi bilseydi ve fotoğrafını görselerdi katilin yakalanacağını, hatta Amber’in kurtarılacağını düşünerek bir alarm sistemi üzerine kafa yorar.

Bu alarm sistemi bir çocuk kaybolduğu anda en yakın lokasyondan başlayarak herkesin hemen haberdar edilmesi yöntemidir. Başta TV kanalları olmak üzere yayınlarını keserek hemen kayıp çocukla ilgili yayın yapmaları, tabela ve iş yeri ekranlarında kayıp ilanının yayınlanması, en yakın çevreye afişlerin asılması vs. Böylece çocukla ilgili gelişmeler çok daha kolay ulaşılabilecek ve erken müdahale edilebilecektir.

Leyla

Filmde Amber Alarmı’nın yaygınlaşması için annenin verdiği mücadeleyi izliyoruz.

Evet film bu kadar. Yönetmeni Koni Waxman ve 2006 yapımı.

Bugün Amber Alarmı Amerika sınırlarını da açıp dünyanın çeşitli ülkelerinde de kullanılan bir yöntem olmuştur. Gelişen teknoloji ile bu alarma yeni ve daha dinamik haberleşme enstrümanları da eklenmiştir. Bu yolla yüzlerce çocuk korkunç akıbetlere uğramadan bulunabilmiştir.

 

Gelelim biraz da rakamlara.

 

! 2008-2011 yılları arasında Türkiye’de 27 bin çocuğun kaybolduğu belirtilmiştir. (Kaynak TÜİK) Bu çocukların 16.289’u kızdır.

! Avrupa’da toplam 250 bin çocuk kayıp durumdadır ve akıbetleri tamamen karanlıktır. Interpol bu konu için özel bir birim oluşturmasına rağmen fazla ilerleme kaydedilmemiştir.

! Geçtiğimiz yıl Asayiş Daire Başkanlığı ülkemizde 1.660 Suriyeli çocuğun kayıp olduğunu belirtmiştir.

Amber's alarm

Hal böyleyken bizim hala kendi Amber Alarm sistemimiz yok! Adı önemli değil, Eylül Alarmı olur, Leyla Alarmı olur. Ama YETER! İçimiz çürüdü. Kahrımızdan ölecek gibi olsak da ölmüyoruz, biraz üzülüp gömüyoruz içimize o çocukları. Biz neden talep etmiyoruz arkadaşlar bunu? Neden? Bu ülkede milyonlarca anne babayız biz. Hayır bir çocuk kaybolduğunda kimsenin daha önemli bir işi olamaz. Kimsenin meşgul olacak daha önemli bir faaliyeti olamaz. YETER!”

KADINA ŞİDDET İÇİN NERELERDEN DESTEK ALINABİLİR?

Keyfinizi (eğer hala kaldıysa) kaçırmaya geldim arkadaşlar. Lütfen bu postu es geçmeyiniz ve uzunluğuna rağmen sonuna…

Gepostet von Rabia Çalhan am Montag, 2. Juli 2018

Yorumlar için tıklayın

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Çıkışta Olanlar

Yukarı