Seyahat

Hindistan’da çocuk olmak…

Hindistan

Hindistan

Ne desem, ne yazsam boş gibi, gidip görmeden anlaşılacak gibi değil. Bu ülkede doğmak hem şans hem de büyük şanssızlık olabilir. Kast sistemi sebebiyle rengi açık olanlar hep iyi konumda ve koyu renk teniniz varsa doğuştan kaybettiniz. Çok kalabalık bu ülke, herkesin 3er 5er çocuğu var, sokaklarda yaşıyorlar, yerlerde yatıyorlar. Hem de Mumbai’nin göbeğinde bile çok yaygın, sokaklardan geçerken, oralarda koşturan çıplak çocuklar görmemek mümkün değil, her yerdeler.

Kucağında bebekle dilenen kadınlar, kızlar, 1 çay parası için size yalvaran gözler. Gerçekten çok zor, hangisine nasıl yardım edebilirsiniz ki. Bir de bu ülkede en acı olan, avrupa sömürüsü izleri. Özellikle portekiz ve ingilizlerin yaptıkları inanılmaz, senin ne işin var taa buralarda diyor insan. Tarihe bakınca Gandhi’nin neden bu kadar sevildiğini anlamak zor değil elbet. Bir ulus, kendi bağımsızlığı olmadan bir hiç ve Hindistan bu konuda başarılı. Sırf bu sebepten bile insan benliğini sorguluyor, avrupadan soğuyor, bu izleri görmek için en az bir kere muhakkak gidilmesi görülmesi gereken topraklar.

Hindistan

Hindistan çok kişi için belki bir ütopya, asla seyahat planları arasında olmayan bir yer, ama bu ülke görülmeden ölünmemeli, farklı bir gezegen gibi, o kadar ama o kadar farklı ki, gidenler ne demek istediğimi eminim anlıyorlardır.

Çocuklar hep koşturmacada, gülüyorlar, peşinize takılıyorlar, her yerden çıkıyorlar, sokaklarda yalnız yürümeniz neredeyse imkansız, etrafınızı sarıyorlar, 2010 senesinde hala analog makine kullanıyorlardı filmli mesela. Eski püskü bir makine çıkıyor, sizinle hemen bir fotoğraf çektirmek istiyorlar. Şeker falan isteyen de oluyor ama genellikle, 1 rupee (0,04 tl) ya da bir kalem istiyorlar. Saf ve neşeli bir halleri var, hiç gergin olduklarını düşünmüyorum bizler gibi. Belki fakirler ama mutlular, neşeleri yerinde, bunu bayramlarından da anlayabilirsiniz, misal her sene mart ayında kutladıkları Holi bayramları, renk cümbüşü, renk bayramı. Bu kadar rengi bir arada görmemişsinizdir, herkes her yer rengarenk, sokaklar, insanlar. Bu renkler aslında ne kadar neşeli insanlar olduklarının en güzel kanıtı benim için.

Hindistan

Sıklıkla sokaklar dilenen çıplakayak çocuklarla dolu, kim bilir, günü kurtarmanın peşindeler muhtemelen, belki bir sakız alıyorlar, belki kardeşlerini okotuyorlar, herkes bir hikaye zaten. Kimi gerçek kimi de yalan. Udaipur’da bir köprü üstünde minnacık bir kız çocuğu vardı annesiyle dilenen, annesinin elinde bir kağıtta yazıyordu hikayeleri, evleri yanmış, sokakta kalmış çocuklarıyla… Gerçek mi değil mi bilinmez elbet ama o çocukların ve kadının her gün önünden geçerken içiniz sızlıyor. Bu ülke gerçekten tüketim çılgını toplumlar tarafından sömürüldüğü için bu halde diyor, sisteme baş kaldırıyorsunuz.

Hindistan’da çocuk olmak

Neden diyorsunuz, neden insan evladı böyle, bu hallere geldi, vicdanımız, kalbimiz ne zaman kurudu böylesine. Düşünüyorsunuz. Hindistan’da kaybolmak, hindistanı solumak, kadın ve çocukları görmek, anlamak, bir de dönüp kendimize bakmamız lazım. Bizler minnacık şeyleri kendimize dert edinirken, insanlar neler yaşıyor da dertlenmiyor biraz da rahatlamak ve akışına bırakmak için de güzel bir deneyim.

2649_67789649466_1650008_n

Sağlık olsun da, hindistanda çocuk olmak oldukça neşeli bir şey, zorluğunu da alalım, neşesi yeter de yanımıza kar kalır. Belki de hayatı geldiği gibi yaşamak, akışına bırakmaktır mutluluğun anahtarı.

Berrak Chi
İnstagram: bechis#
facebook: berrak.chi

 

Yorumlar için tıklayın

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Çıkışta Olanlar

Yukarı