Aile

Ebeveyn Olmanın Yeni Adı Bahçıvanlık

Elbette ebeveyn olmak kolay değil. Özellikle yaşadığımız çağda, çocukların ihtiyacı olan bakımı, desteği sağlamak için bolca zaman, çaba, para ve enerji gerekiyor. Günümüzde pek çok insani eyleme, sanki bir çeşit ürün ya da tüketim aracı gibi davranıyoruz. Böylelikle çocuk yetiştirmek, bir maaş, bir iş ya da çok pahalıya mâl olan bir lüks gibi görülüyor. Oysa ki The Wall Street Journal yazarı Alison Gopnik’e göre, çocuk bakımı, sonucu belli, bitmiş bir ürüne odaklanan bir marangoz gibi değil, bir bahçıvan edasıyla olmalı.

Çocuk yetiştirmek bir bahçeye bakmak gibidir ve ebeveyn olmak bir nevi bahçıvanlık yapmaktır. Bahçecilik işi, çalışmak, terlemek ve genellikle boğaza kadar gübreye batmaktır. Tüm bu çaba, bitkilerin yetişebilmesi için korunaklı ve besleyici bir yer yaratmak için yapılır.

Tüm bahçıvanların bildiği bir şey vardır. Hiçbir şey onların planladığı gibi gitmez. En büyük keyifler ve zaferler ve aynı zamanda felaketler, beklenmeyenlerdir. Bunun altında çok derin bir sebep yatar. Çocuklarla kurduğumuz ilişkiyle aslında ne kadar benzer öyle değil mi?

İyi bir bahçe, tıpkı iyi herhangi bir ekosistem gibi, dinamiktir, çeşitlilik içerir, dayanıklı ve esnektir. Bir çim ya da çiçek bahçesi yaratmanın nasıl bir şey olduğunu düşünün. Bir çimin zaferi onun dağınıklığında yatar: Farklı yeşillikler ve çiçekler, şartlar değiştikçe açabilir ya da solabilir ve herhangi bir bitkinin tek başına en uzun ya da en güzel ya da en uzun ömürlü olacağının hiçbir garantisi yoktur. İyi bir bahçıvan, farklı güçlü yönleri ve farklı güzellikleri olan – ve aynı zamanda farklı zayıflıkları ve zorlukları olan –  farklı bitkilerden oluşan tam bir ekosistemi sürdürebilen bereketli topraklar yaratmak için çalışır.

20. yüzyılın sonunda anne ve babalara tuhaf bir şey oldu. Buna “ebeveynlik” deniyor. Oysa ki Merriam-Webster sözlüğüne göre “ebeveynlik” kelimesi 1958 yılına kadar Amerika’da bile yoktu. 1970’lerde yaygınlaşmaya başladı ve günümüze geldi. Bu kelime yokken de, insanoğlu var olduğundan beri anneler, babalar, akrabalar ve diğer pek çok kişi çocuklarını ilgiyle büyüttüler. Sezgilerimizi ve içgüdülerimizi dinleyerek, çocuklarımızı düşe kalka büyüttük ve en iyisini umut ettik.

“Ebeveynlik” kelimesi sadece ebeveynlerin aslında ne yaptıklarını anlatmak için kullanıyor. Özellikle günümüzde, “ebeveynlik”, çoğunlukla ebeveynlerin yapması gerekenler anlamına geliyor. Ebeveynlerin, çocuklarının daha iyi olmasını sağlayacak özel teknikler öğrenebileceği fikri, Amerika’daki neredeyse tüm orta sınıf ailelerde etkisini gösteriyor. “Ebeveynlik yapmak” hedefe yönelik bir fiil; bir işi ya da bir çeşit çalışmayı tarif ediyor. Hedef, çocuğunuzu bir şekilde daha iyi, daha mutlu ya da daha başarılı bir yetişkine dönüştürmek. Yani aksi durumda olacağından daha iyi hale getirmek ya da yan komşunun çocuğundan daha iyi olmasını sağlamak!

Hem birer ebeveyn hem de bir toplum olarak bizim işimiz, çocuklarımızın zihinlerini şekillendirmek değil, bu zihinlerin, dünyanın izin verdiği tüm olasılıkları keşfetmesini sağlamaktır. Bizim görevimiz, belli türde bir çocuk yaratmak değil, içinde beklenmeyen ve öngörülemeyen her türde çocuğun yetişebildiği korunaklı bir sevgi, güven ve istikrar alanı sağlamaktır.

“Ebeveynlik” bir sektör değil. Bunun yerine ebeveynlerin, ebeveyn olmasına ve bütün çocukların hak ettiği sevgiyi ve ilgiyi görmelerine yardım etmenin bir yolunu bulmalıyız.

 

Kaynak: wsj, egitimpedia

 

 

Yorumlar için tıklayın

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Çıkışta Olanlar

Yukarı