Anne Olmak

Süt Kokulu İlk Altı Ay

Yaşamda bir davranışın öğrenilmesi ve alışkanlık haline gelmesi için belirli zamanlar vardır. Yedi gün, yirmi bir gün, kırk gün şeklinde hani… İkiz bebeklerinize alışma sürecinizde bu zamanlar çok önemli bence. Onların hayatınızın bütününü kaplayacağını bu zaman süresinde öğreniyorsunuz. İki tane bebek hayatınızın tam ortasına düşüyor ve tek gerçeğiniz haline geliyor bir anda. Sanki yaşam duruyor ve sadece ikizlerinizin etrafında dönüyor. Dışarıda ne olup bittiğinin farkında değilsiniz ve önemli de değil sizin için o günlerde. İlk kırk gün onlar size siz onlara alışıyorsunuz. Sonrasında gelen aylar ve bence daha da kolaylaşan günler. İkiz bebeklerle ilk altı aydan bahsetmek isterim size bugün. Süt kokulu aylardan..

Bebeklerin kırkı çıkınca huyları değişir diye bir söylenti var. Ben ‘’ Olur mu öyle şey! ’’ derken gerçekten kırkından sonra bebeklerimin değiştiğini gördüm. Her akşam üstü aynı saatte yaklaşık bir saat ağlayan oğlum artık ağlamaz oldu örneğin. Sürekli uyumayı tercih eden kızım artık gözlerini açıp bizi tanımaya karar verdi birden. Huy mu değişiyor bilmem ama şu belirli süreleri tamamlayıp kırkı da atlatınca artık yaşamak onlar için de alışkanlık oluyor sanırım. Sürekli uyuyan bebekler uyanıyor ve yaşamı gözetlemeye başlıyorlar.

Hani bir yarışma vardı ‘’Biri Bizi Gözetliyor‘’ diye… İşte bebekler de ilk aylardan itibaren tam da bu durumda oluyorlar. Sürekli sizi izleyen gözleriyle etrafta ne olup bittiğini anlamaya çalışıyorlar. İkiz olunca göz sayısı da dört oluyor bu arada. Dört kocaman göz… Her şeyi kaydediyorlar. Zamanı gelince size göstermek için kayıtlarını… O gözleri her gördüğünüzde hissederseniz süt kokusunu. Kucağınıza almadan gelmeye başlar uzaktan. Kucakladığınız anda da her yeri kaplar bir anda buram buram…

Bu arada zaman öyle çabuk geçiyor ki şu an o ilk aylarda neler yaşadığımızı hatırlamaya çalışıyorum. Henüz yeni bebekleriyle ne zaman büyüyecekler diye düşünen anneler acele etmeyin, inanamayacaksınız nasıl hızlı büyüdüklerine.. Evet ilk aylar sürekli uyuyan ve uyanan bebeklerim biraz büyüdükçe ilk değişen uyku düzenleri oldu. Daha önce uyansalar da sevsem diye gün boyu başında beklediğim bebeklerim yavaş yavaş gündüz uykusunu azaltmaya başladılar.

İlk aylar hala sallanma ihtiyacı duymadan karınları doyunca başka problemleri yoksa kolayca uyuyorlardı. Ben uyku konusunda biraz düzenli uyuma alışkanlığı olması için gündüz hani üç kez uyumalarına çalıştım. Üçüncü aydan itibaren  bazen yataklarında hafifçe sallayarak uyuttum. Ta ki ayakta sallanma aşamasına geçene kadar. Yani altı aylık olana kadar. Bu aşamaya gelene kadar ana kucağı ve yataklarında sallanarak uyudular. İki bebeği aynı anda uyutmak en güzel yöntem bu arada. İkisi birden uyuyunca anne de biraz uyuyabiliyor ya da başka işlerine bakabiliyor. Koştur koştur oluyor bu işler tabi. Çünkü kısa bir süre sonra tekrar uyanıyorlar. Bütün her şey duruyor… Tek gerçek ikiz bebekleriniz..

Uyku düzeni değiştikçe elbette beslenme düzenleri de değişiyor bu arada. Ben emziremediğim için ilk üç ay mamalardan devam ettim. Uyandıkça sık sık besliyordum. Dördüncü aydan itibaren ek gıdalara başladım. Tabi önce yoğurt ve meyve püreleriyle. Sonra ayına göre çorbalar yapmaya başladım. Önce sebze çorbaları tabi. Ne kadar çok brokoli yapıyordum. Hatırladım şimdi.. İki bebeği birden beslemek ayrı bir çaba istiyor tabi. İkisini ana kucaklarına koyup aynı anda beslemek en kolay yöntem. Deneyimli bir anneden tavsiyedir.  O dönemleri çok seviyorum. Çünkü itirazsız ne verirsem yiyorlardı. Şu an itiraz dönemlerinde benimkiler. Artık istediklerini yiyorlar…

Aylar geçtikçe bebeklerinizin yeni davranışlarını görecek ve her yeni davranışını heyecanla karşılarken bulacaksınız kendinizi. İlk gülmeler, başını sonra göğsünü kaldırmalar, sağa sola dönmeler, hareketlenmeler, ayağını yakalama çalışmaları ve yavaş yavaş oturma eğilimleri.. Ben kızımı ilk kez yatağında yüzüstü dönmüş gördüğümde nasıl heyecanlanmıştım dün gibi hatırlarım. Sürekli sırt üstü yatan bebek bir anda ters dönünce çok ilginç geliyor insana. Her an, her gün mutluluk kaynağı aslında.

Bu aylarda oyun halıları, ana kucakları, sesli çıngırak gibi oyuncaklar, diş kaşıyıcılar bebeğin oyalanması için birebir.. Oyun halısında saatlerce oyuncakları yakalamaya uğraşırken bulabilirsiniz bebeklerinizi. Ana kucağında yine nesneleri yakalamaya çalışmasını izleyebilir, besleyebilir, uyutabilir, onlar ana kucağındayken işlerinizi yapabilir, sofrada size eşlik etmenizi sağlayabilirsiniz. Sesler ilgilerini çektiği için sesli çıngıraklarla oynamasını sağlayabilir, buldukları her şeyin tadına baktıkları için diş kaşıyıcıları verebilirsiniz. Bazı bebekler altı aydan daha erken diş çıkardıkları için diş çıkarma belirtileri olan ateş, ağlama, huzursuzluk gibi dikkat etmekte fayda var.

Yine ilk altı ayda aylık doktor ve aile hekimliği kontrollerini yaptırmalısınız. Bebeklerinizin gelişimine göre beslenme ve diğer konularda doktorunuzdan bilgi alabilirsiniz. Yapılması gereken testler konusunda zaten gerekli yönlendirme yapılacaktır. Tabi bir de aşılar var. Bir türlü sevemediğim. İhmal etmeden yaptırmalısınız aşıları. Minicik bedenlere o kocaman iğneler battıkça sizin canınız yanar ama sağlık için gerekli değil mi?

Tüm bunlar bir yana ben diyorum ki ilk altı ay, sonraki altı ay ve sonrasındaki altı aylar bebeklerinizi çok sevin… Tüm fiziksel ihtiyaçlarının yanında psikolojik ihtiyaçları olduğunu unutmayın… Özellikle ikiz anneleri için sürekli iki bebekle ve diğer işlerle ilgilenmek yorucu olabilir ama fırsat buldukça bebekler bol bol kucaklanmalı, koklanmalı… Ben birini kucaklayıp sevip bırakıp öbürünü alıyordum. Onu bırakıp tekrar diğerini kucağıma alıyordum. Şimdi de aynı süreç devam ettiğinden alışmışlardı o günlerden sıra beklemeye…

Süt Kokulu İlk Altı Ay

İkiz annesi olarak benim ilk altı ayım nasıl geçti anlamadım… Sürekli bir maraton halindeydim. Gece gündüz demeden süren beslenmeler, alt değişmeler… Bir de sürekli kusma durumu vardı bizde. Onun için hiç bitmeyen bir kıyafet değişimi ve çamaşır yıkama durumu. Hem ev işleri hem bebek bakımı için yardımcı şart kesinlikle. Çünkü henüz ne emekleme var ne yürüme. Kucaklanması gerekli sürekli bebeklerin. Anne olarak ikisine birden yetemediğiniz hissine en çok bu aylarda kapılıyorsunuz. Bebeklerin banyo yaptırılması için bile birinin yardımına ihtiyacınız var. Hem anne hem bebekler en çok  bu aylarda yardıma ihtiyaca duyuyorlar kesinlikle… Sonrası daha kolaylaşıyor işler…

Güzel anılar kalsın tabi hep… O ayları hatırladığımızda süt kokusu gelsin aklımıza. İlk altı ay minicik bebekleriniz daha süt kokuludur, emziremeseniz bile. O kokuyu tüm anneler çok iyi tanır. Başka hiçbir kokuya benzemeyen saflığın, masumiyetin, sevginin, güzelliğin, duruluğun, huzurun, mutluluğun kokusu. Ancak bebeklerde bulunur bu karışımdan oluşan koku.. İsteseniz de bulamazsınız başka bir yerde. Bol bol koklamak lazım o ilk aylarda. Sonra zor bir anınızda bu kokuyu düşünürseniz rahatladığınızı bile görürsünüz. Süt kokusu.. İlk altı ay bence süt kokulu. İyi değerlendirmek gerekir. Sevgiler…

mutluikizannesi
Twitter: mutluikizannesi
Instagram: mutluikizannesii
Facebook: Mutlu İkiz Annesii
Blog: http://www.mutluikizannesii.blogspot.com/

 

Yorumlar için tıklayın

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Çıkışta Olanlar

Yukarı